Türkiye’de yapılan kesitsel araştırmalar, yetişkin nüfusun yüzde ellisinden fazlasında 25-hidroksivitamin D düzeyinin yetersiz aralıkta kaldığını ortaya koymaktadır. Buna karşın pek çok kişi yıllarca belirgin bir belirti olmadan bu eksiklikle yaşamakta ve ancak başka bir şikayet nedeniyle yaptırdığı kan testinde durumu fark etmektedir. Hidroksi vitamin d düşüklüğü, kemik erimesinden bağışıklık zayıflığına, ruh hali bozukluklarından kronik yorgunluğa kadar geniş bir etki alanına sahiptir. Bu makale, düşük 25(OH)D düzeyinin ne anlama geldiğini, hangi değerlerin alarm verdiğini, kimlerin risk altında olduğunu ve kanıta dayalı tedavi yaklaşımlarını ayrıntılı biçimde ele almaktadır. D vitamini hakkında genel bir çerçeve arıyorsanız, D vitamini faydaları, eksikliği ve doz rehberini inceleyen kapsamlı yazımız iyi bir başlangıç noktası olacaktır.
Hızlı Cevap: Hidroksi vitamin D düşüklüğü, kanda ölçülen 25(OH)D değerinin 20 ng/mL’nin altına düşmesi anlamına gelir. Kemik ağrısı, yorgunluk ve bağışıklık zayıflığı en sık görülen belirtilerdir. Tedavide doktor gözetiminde D vitamini takviyesi ve güneş ışığından yararlanma temel yaklaşımlardır.
İçindekiler
Temel Çıkarımlar
- 25(OH)D testi, vücuttaki D vitamini deposunu ölçen en güvenilir yöntemdir.
- 20 ng/mL altı eksiklik, 20-29 ng/mL arası yetersizlik olarak sınıflandırılır.
- Kapalı yaşam tarzı, koyu ten rengi, obezite ve yaşlılık başlıca risk faktörleridir.
- Kış aylarında Türkiye’nin kuzey illerinde güneşten D vitamini sentezi neredeyse durur.
- Tedavi genellikle yükleme dozu ardından idame dozuyla sürdürülür; 3 ay sonra kontrol testi gerekir.
- Hamilelikte düşük 25(OH)D düzeyi hem anne hem bebek sağlığını doğrudan etkiler.
Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü Ne Anlama Gelir
25-hidroksivitamin D (kısaca 25(OH)D veya kalsiferol), karaciğerde üretilen ve kanda dolaşan D vitamininin depo formudur. Kanda bu molekülün düşük çıkması, vücudun D vitamini rezervlerinin yetersiz olduğunu gösterir.
D vitamini iki temel kaynaktan gelir: güneş ışığına maruz kalan deride sentezlenir ya da besinler ve takviyeler aracılığıyla alınır. Ancak bu iki yol yeterli olmadığında karaciğere ulaşan ham madde azalır ve dolayısıyla 25(OH)D düzeyi düşer. Düşük 25(OH)D, aktif D vitamini olan kalsitriolün de yetersiz üretilmesine yol açar; bu da kalsiyum emilimini, kemik yoğunluğunu ve bağışıklık tepkilerini olumsuz etkiler.
Önemli bir ayrım: Bazı laboratuvar raporlarında “1,25-dihidroksivitamin D” değeri de yer alır. Bu, aktif formun ölçümüdür ve depo durumunu yansıtmaz. Eksiklik tanısı için bakılması gereken değer her zaman 25(OH)D‘dir.
Hidroksi Vitamin D Seviyesi Normal Aralık Nedir
Endokrin Derneği ve Dünya Sağlık Örgütü’nün referans değerlerine göre 25(OH)D için kabul görmüş sınıflandırma şu şekildedir:
| Değer (ng/mL) | Değer (nmol/L) | Sınıflandırma |
|---|---|---|
| 20 ng/mL altı | 50 nmol/L altı | Eksiklik (Deficiency) |
| 20 – 29 ng/mL | 50 – 74 nmol/L | Yetersizlik (Insufficiency) |
| 30 – 100 ng/mL | 75 – 250 nmol/L | Yeterli (Sufficient) |
| 100 ng/mL üzeri | 250 nmol/L üzeri | Potansiyel toksisite riski |
Bazı uzmanlar ve Endokrin Derneği, optimal sağlık için alt sınırın 30 ng/mL olması gerektiğini savunmaktadır. Türkiye’deki laboratuvar referans aralıkları kuruma göre küçük farklılıklar gösterebilir; bu nedenle sonucu her zaman test yapan doktorla birlikte değerlendirmek gerekir.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta: ng/mL ile nmol/L birimleri arasında 2,5 katlık dönüşüm faktörü vardır. Raporunuzda hangi birimin kullanıldığını kontrol edin.
Hidroksi Vitamin D Eksikliği Belirtileri Nelerdir
Hidroksi vitamin d düşüklüğü çoğu zaman sinsi seyreder; belirtiler yavaş geliştiği için başka hastalıklarla karıştırılabilir. Bununla birlikte dikkat çekici bazı klinik işaretler mevcuttur.
Kas-iskelet sistemi belirtileri:
- Kemik ağrısı, özellikle sırt, kalça ve bacaklarda
- Kas güçsüzlüğü ve kramplar
- Eklem hassasiyeti
- Çocuklarda raşitizm (bacak eğriliği, fontanel kapanma gecikmesi)
Genel belirtiler:
- Kronik yorgunluk ve enerji düşüklüğü
- Sık tekrarlayan enfeksiyonlar (solunum yolu, idrar yolu)
- Saç dökülmesi (özellikle diffüz tipte)
- Yara iyileşmesinde yavaşlama
Nörolojik ve ruhsal belirtiler:
- Konsantrasyon güçlüğü, “beyin sisi” hissi
- Depresif ruh hali (bu ilişki ileride ayrı başlık altında ele alınmaktadır)
- Uyku kalitesinde bozulma
Belirtilerin hiçbiri tek başına 25(OH)D eksikliğini kanıtlamaz. Tanı için kan testi zorunludur. Benzer belirtiler B12 vitamini eksikliğinde de görülebildiğinden, doktorunuz genellikle her iki değeri birlikte değerlendirir.
Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü Kimlerde Daha Sık Görülür
Hidroksi vitamin d düşüklüğü her yaşta ortaya çıkabilir; ancak bazı gruplar biyolojik veya yaşam tarzı nedenlerle çok daha yüksek risk taşır.
Yüksek riskli gruplar:
- Kapalı yaşam tarzı: Gün içinde büyük çoğunluğu iç mekanda geçirenler, güneş ışığından yeterince yararlanamaz. Ofis çalışanları, bakım evinde kalanlar ve ev hanımları bu gruba girer.
- Koyu ten rengi: Melanin pigmenti, UV-B ışınlarının deriye nüfuzunu azaltır. Koyu tenli bireyler aynı güneş maruziyetinde daha az D vitamini sentezler.
- 65 yaş üstü: Yaşla birlikte derinin D vitamini sentez kapasitesi belirgin biçimde azalır; böbrek fonksiyonlarının gerilemesi de aktif forma dönüşümü yavaşlatır.
- Obezite: D vitamini yağda çözünen bir vitamindir. Vücut yağ dokusu, D vitaminini “hapsederek” dolaşımdaki miktarını düşürür. Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan bireylerde eksiklik riski belirgin şekilde artar.
- Gebelik ve emzirme: Anne hem kendi ihtiyacını hem de bebeğin ihtiyacını karşılamak zorundadır; yetersiz alım hızla eksikliğe dönüşebilir.
- Malabsorpsiyon hastalıkları: Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı veya bariatrik cerrahi geçirmiş bireyler, bağırsak emilimi bozulduğu için takviyeye rağmen yeterli düzeye ulaşamayabilir.
- Bazı ilaç kullanımı: Antiepileptikler, kortikosteroidler ve bazı antifungal ilaçlar D vitamini metabolizmasını bozar.
Mevsimsel Etki: Kış Aylarında Neden Artar
Kış aylarında güneş ışınlarının açısı, D vitamini sentezi için gerekli UV-B dalgaboyunun atmosferden geçişini engeller. Türkiye’nin kuzey illerinde (Trabzon, Zonguldak, İstanbul gibi) Kasım-Mart döneminde öğle saatlerinde dahi yeterli UV-B yoğunluğuna ulaşmak güçleşir.
Bu mevsimsel etki şu sonuçları doğurur:
- Yaz sonunda en yüksek düzeye ulaşan 25(OH)D, kış ortasında en düşük noktasına iner.
- Güneş kremi kullanımı, kapalı hava ve uzun giysi de sentezi azaltır.
- Mevsimsel Affektif Bozukluk (kış depresyonu) ile D vitamini düşüklüğü arasındaki ilişki bu bağlamda araştırılmaktadır.
Pratik çıkarım: Kış aylarında güneşe çıkma imkanı kısıtlıysa, doktor önerisiyle D vitamini takviyesine başlamak veya mevcut dozu gözden geçirmek yerinde olur.
Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü Nasıl Tedavi Edilir
Hidroksi vitamin d düşüklüğünün tedavisi, mevcut kan düzeyine, eksikliğin şiddetine ve altta yatan nedene göre şekillenir. Tedaviyi mutlaka bir doktor yönetmelidir.
Yükleme dozu (loading dose):
Ciddi eksiklikte (genellikle 10 ng/mL altı) kısa sürede depoları doldurmak için yüksek doz D vitamini uygulanır. Yaygın protokollerden biri, haftada bir kez 50.000 IU D3 vitamini içeren reçeteli preparatların 8-12 hafta boyunca kullanılmasıdır. Ancak bu protokol kesinlikle doktor reçetesiyle ve takibiyle uygulanmalıdır.
İdame dozu:
Yükleme tamamlandıktan sonra hedef düzeyi korumak için günlük 1.500-2.000 IU aralığında D3 vitamini önerilir. Endokrin Derneği’nin 2011 tarihli kılavuzu, obez bireylerde ve malabsorpsiyonu olanlarda bu dozun 2-3 katına çıkılabileceğini belirtmektedir.
Tedavi yanıtını izleme:
Yükleme dozunun ardından 3 ay sonra 25(OH)D testi tekrarlanmalıdır. Bu süre, D vitamininin depolarda birikmesi ve kararlı duruma ulaşması için gereken minimum süredir. Hedef değere ulaşılmışsa idame dozuna geçilir; ulaşılamamışsa doz ayarlaması yapılır.
D vitamini formları:
D3 (kolekalsiferol) formu, D2 (ergokalsiferol) formuna kıyasla kan düzeyini daha etkili ve kalıcı biçimde yükseltir. Damlalar, kapsüller veya çiğneme tabletleri gibi farklı formlar mevcuttur. D vitamini takviyesi konusunda daha ayrıntılı bilgi için ilgili kategori sayfasına başvurabilirsiniz.
Hidroksi Vitamin D Düşük Olunca Ne Gibi Sağlık Sorunları Çıkar
Uzun süreli hidroksi vitamin d düşüklüğü, birden fazla organ sistemini etkileyen ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlar.
Kemik ve kas sistemi:
- Osteomalazi (yetişkinlerde kemik yumuşaması): Kemik ağrısı ve kırılganlıkla kendini gösterir.
- Osteoporoz riskinde artış: Kalsiyum emiliminin bozulması kemik mineral yoğunluğunu düşürür.
- Miyopati: Kas güçsüzlüğü, özellikle yaşlılarda düşme ve kırık riskini artırır.
Bağışıklık sistemi:
- Tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları
- Otoimmün hastalıklarla (tip 1 diyabet, multipl skleroz, romatoid artrit) ilişki araştırılmaktadır; ancak nedensellik henüz kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Kardiyovasküler sistem:
- Bazı gözlemsel çalışmalar düşük 25(OH)D ile hipertansiyon ve kardiyovasküler olay riski arasında ilişki saptamıştır; ancak takviyenin bu riski azaltıp azaltmadığı tartışmalıdır.
Metabolik etkiler:
- İnsülin direnci ve tip 2 diyabet riski ile ilişkisi araştırma gündemindedir.
Bu sağlık sorunlarının tamamı D vitamini eksikliğinden kaynaklanmaz; ancak eksiklik, mevcut riskleri artıran bir etken olabilir. Doktorunuza danışmadan bu bulgulara dayanarak kendi başınıza bir tanı koymayın.
Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü Depresyonla İlişkili Mi
Depresyon ve hidroksi vitamin d düşüklüğü arasında gözlemsel bir ilişki mevcuttur; ancak bu ilişki henüz nedensellik düzeyinde kanıtlanmış değildir.
Beyin dokusunda D vitamini reseptörleri (VDR) bulunmaktadır. D vitamini, serotonin sentezini düzenleyen genlerin ifadesini etkileyebilir. Bu mekanizma, düşük 25(OH)D düzeyinin depresif belirtilerle neden birlikte görülebildiğini açıklamaya yardımcı olur.
2014 yılında yayımlanan bir meta-analiz (Shaffer ve ark., BMJ Open), düşük D vitamini düzeyinin depresyon riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Ancak D vitamini takviyesinin depresyon tedavisinde klinik olarak anlamlı iyileşme sağlayıp sağlamadığı konusunda randomize kontrollü çalışmaların sonuçları karışıktır.
Pratik yaklaşım: D vitamini eksikliği olan ve depresif belirtiler yaşayan bireylerde eksikliğin giderilmesi genel sağlığı destekler; ancak bu, psikiyatrik tedavinin yerini almaz. Psikiyatrist veya psikolog desteği ayrı bir süreç olarak değerlendirilmelidir.
Hamilelikte Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü Nelere Neden Olur
Hamilelikte hidroksi vitamin d düşüklüğü hem anne hem de bebek için ciddi riskler taşır. Gebelikte D vitamini ihtiyacı artar; ancak beslenme ve güneş maruziyeti çoğunlukla bu artışı karşılamaya yetmez.
Anne için riskler:
- Preeklampsi (gebelik hipertansiyonu) riskinde artış
- Gestasyonel diyabet olasılığının yükselmesi
- Kemik mineral kaybı
Bebek için riskler:
- Düşük doğum ağırlığı
- Neonatal hipokalsemi (yenidoğanda düşük kalsiyum)
- Raşitizm gelişimi
- Bağışıklık sistemi gelişiminin olumsuz etkilenmesi
Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Perinatoloji Derneği’nin önerileri doğrultusunda, gebelerin doğum öncesi takiplerinde 25(OH)D düzeyi ölçülmeli ve gerekirse takviye başlanmalıdır. Gebelikte güvenli doz aralığı ve takviye formu için doktorunuza danışmanız zorunludur.
Hidroksi Vitamin D Testi Nasıl Yaptırılır
25(OH)D testi, basit bir venöz kan testiyle yapılır ve açlık gerektirmez. Türkiye’de devlet hastanelerinde, özel hastanelerde ve bağımsız laboratuvarlarda yaptırılabilir.
Test süreci:
- Doktorunuz veya aile hekiminiz test istemi yazar.
- Koldan küçük bir kan örneği alınır.
- Sonuç genellikle aynı gün veya ertesi gün çıkar.
- Sonuç ng/mL veya nmol/L cinsinden raporlanır.
Ne zaman test yaptırılmalı:
- Kemik ağrısı, kronik yorgunluk veya sık enfeksiyon gibi belirtiler varsa
- Risk grubundaysanız (yaşlı, obez, kapalı yaşam tarzı, gebelik)
- Tedavi başlandıktan 3 ay sonra kontrol amacıyla
- Yıllık sağlık taraması kapsamında (risk faktörü taşıyanlarda)
SGK kapsamı: 2026 itibarıyla 25(OH)D testi, belirli tanı kodlarıyla devlet hastanelerinde SGK tarafından karşılanabilmektedir; ancak kapsam koşulları değişkenlik gösterebilir, hastanenizden güncel bilgi alın.
Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü İçin Hangi Besinler Önerilir
Besinlerden alınan D vitamini miktarı, güneş sentezine kıyasla oldukça sınırlıdır; ancak eksikliğin önlenmesinde ve hafif yetersizliklerin giderilmesinde destekleyici rol oynar.
D vitamini içeren başlıca besinler:
| Besin | Porsiyon | Yaklaşık D Vitamini (IU) |
|---|---|---|
| Somon balığı (pişmiş) | 85 g | 570-600 IU |
| Sardalya (konserve) | 85 g | 170 IU |
| Ton balığı (konserve) | 85 g | 150 IU |
| Yumurta sarısı | 1 adet | 40 IU |
| D vitamini ile zenginleştirilmiş süt | 240 mL | 100-130 IU |
| D vitamini ile zenginleştirilmiş portakal suyu | 240 mL | 100 IU |
| Dana karaciğeri | 85 g | 42 IU |
Görüldüğü gibi besinlerden günlük 600-800 IU’yu karşılamak mümkün olsa da ciddi eksikliği yalnızca beslenmeyle düzeltmek çoğunlukla yeterli olmaz. Bu durumda takviye kaçınılmazdır.
Beslenme yoluyla diğer vitamin eksikliklerini de desteklemek isteyenler için C vitamini kaynakları ve günlük doz rehberi ile B vitamini grubuna genel bakış yazılarına göz atılabilir.
Hidroksi Vitamin D Takviyesi Nasıl Yapılır
D vitamini takviyesinde doğru form, doz ve zamanlama, tedavinin etkinliğini belirler.
Form seçimi:
D3 (kolekalsiferol) formu tercih edilmelidir. D2’ye göre kan düzeyini daha hızlı ve kalıcı biçimde yükselttiği gösterilmiştir (Tripkovic ve ark., American Journal of Clinical Nutrition, 2012).
Doz:
- Hafif yetersizlik (20-29 ng/mL): Günlük 1.000-2.000 IU D3
- Orta eksiklik (10-20 ng/mL): Günlük 2.000-4.000 IU veya haftalık yüksek doz (doktor önerisiyle)
- Ciddi eksiklik (10 ng/mL altı): Doktor gözetiminde yükleme protokolü
Zamanlama ve emilim:
D vitamini yağda çözündüğü için yağ içeren bir öğünle birlikte alınması emilimi artırır. Sabah kahvaltısı veya öğle yemeğiyle birlikte almak pratik bir alışkanlık oluşturur.
Kalsiyum ile birlikte kullanım:
D vitamini, kalsiyum emilimini artırır. Kemik sağlığı için kalsiyum takviyesi de gerekiyorsa, doktorunuz her ikisini birlikte değerlendirecektir.
Toksisite riski:
D vitamini yağda çözündüğü için vücutta birikir. Uzun süre çok yüksek doz alımı (genellikle günlük 10.000 IU üzeri, uzun süreli) hiperkalsemiye yol açabilir. Bu nedenle öz-tedavi yerine doktor takibi zorunludur. Vitamin eksikliği ve takviye kullanımı konusundaki kapsamlı kaynaklara başvurabilirsiniz.
Hidroksi Vitamin D Düşüklüğü Kalıcı Bir Durum Mudur
Hidroksi vitamin d düşüklüğü, altta yatan neden giderildiğinde büyük çoğunlukla düzeltilebilir bir durumdur. Kalıcı hale gelmesi, tedavisiz bırakılmasıyla veya malabsorpsiyon gibi kronik bir hastalığın varlığıyla ilişkilidir.
Tedaviye yanıt veren bireylerde 25(OH)D düzeyi genellikle 8-12 hafta içinde hedef aralığa ulaşır. Ancak şu koşullar iyileşmeyi zorlaştırabilir:
- Crohn hastalığı veya çölyak gibi bağırsak emilim bozuklukları
- Bariatrik cerrahi sonrası değişen bağırsak anatomisi
- Kronik böbrek hastalığı (aktif forma dönüşüm bozulur)
- D vitamini metabolizmasını etkileyen ilaç kullanımı
Bu durumlarda takviye dozu artırılabilir veya aktif D vitamini formu olan kalsitriol reçete edilebilir. Doktorunuza danışmadan doz değişikliği yapmayın.
Tedavi tamamlandıktan sonra da yaşam tarzı değişikliklerini sürdürmek önemlidir: düzenli güneş maruziyeti, D vitamini açısından zengin beslenme ve gerekirse düşük doz idame takviyesi, eksikliğin tekrarlamasını önler.
Sık Sorulan Sorular
25(OH)D testi ile D vitamini testi aynı şey midir?
Evet, “D vitamini testi” denildiğinde klinik pratikte kastedilen genellikle 25-hidroksivitamin D (25(OH)D) testidir. Bu test, vücudun D vitamini deposunu en doğru biçimde yansıtan ölçümdür. Aktif form olan 1,25-dihidroksivitamin D ise farklı bir testtir ve rutin taramada kullanılmaz.
Güneş kremleri D vitamini sentezini tamamen engeller mi?
SPF 30 ve üzeri güneş kremleri teorik olarak UV-B geçişini büyük ölçüde azaltır; ancak pratikte krem her yüzeye eşit ve tam olarak uygulanamadığından bir miktar sentez gerçekleşebilir. Yine de güneş kreminin D vitamini eksikliğine yol açtığına dair güçlü klinik kanıt sınırlıdır. Cilt kanseri riskini göz önünde bulundurarak güneş kremini ihmal etmek önerilmez.
Çocuklarda hidroksi vitamin D düşüklüğü nasıl anlaşılır?
Çocuklarda raşitizm belirtileri (bacak eğriliği, büyüme geriliği, fontanel kapanma gecikmesi), sık enfeksiyon ve huzursuzluk dikkat çekici işaretlerdir. Tanı için 25(OH)D kan testi gerekir. Türkiye’de bebeklere doğumdan itibaren rutin D vitamini damlası önerilmektedir; ancak doz ve süre için çocuk doktorunuza danışın.
D vitamini takviyesi almak için mutlaka reçete gerekir mi?
Düşük dozlu D vitamini takviyeleri (günlük 400-2.000 IU) eczanelerde reçetesiz satılmaktadır. Ancak yükleme dozu gerektiren yüksek doz preparatlar (örneğin 50.000 IU kapsüller) reçetelidir. Kan testi yaptırmadan yüksek doz takviyeye başlamak toksisite riski taşır.
D vitamini ile magnezyum birlikte alınmalı mıdır?
Magnezyum, D vitamininin aktif forma dönüşümünde görev yapan enzimlerin kofaktörüdür. Bazı araştırmacılar magnezyum eksikliğinin D vitamini takviyesinin etkinliğini azaltabileceğini öne sürmektedir. Ancak rutin magnezyum takviyesi her birey için gerekli değildir; doktorunuz genel kan değerlerinizi değerlendirerek karar verir.
Tedavi bittikten sonra D vitamini tekrar düşer mi?
Yaşam tarzı değişiklikleri yapılmadan ve idame dozu alınmadan tedavi kesilirse, özellikle kış aylarında veya risk faktörleri devam ediyorsa eksiklik tekrarlayabilir. Yılda bir kez 25(OH)D testi yaptırmak, düzeyin takibini kolaylaştırır.
Sonuç
Hidroksi vitamin d düşüklüğü, Türkiye’de yaygın görülen ancak kolaylıkla gözden kaçan bir sağlık sorunudur. Kemik ağrısından kronik yorgunluğa, bağışıklık zayıflığından ruh hali bozukluklarına kadar uzanan geniş belirti yelpazesi, durumu erken fark etmeyi güçleştirir.
Yapılacak ilk adım basittir: aile hekiminize başvurarak 25(OH)D testi yaptırın. Sonuç 20 ng/mL’nin altındaysa doktorunuzla birlikte bir tedavi planı oluşturun. Yükleme dozunu tamamladıktan 3 ay sonra kontrol testi yaptırmayı unutmayın. Güneşten yararlanmak, D vitamini içeren besinleri beslenmeye dahil etmek ve gerekirse idame dozu sürdürmek, uzun vadede düzeyin korunmasını sağlar.
D vitamini hakkında daha geniş bir perspektif için D vitamini rehberimizi ve diğer vitamin eksikliklerine ilişkin içerikleri inceleyebilirsiniz.
Tıbbi Feragatname
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Vitamin ve takviye kullanımı, sağlık durumunuza göre değişiklik gösterebileceğinden, herhangi bir takviye almadan önce mutlaka doktorunuza veya yetkili bir sağlık profesyoneline danışın. Bu sayfadaki bilgilere dayanarak kendi başınıza tedaviye başlamayın veya mevcut tedavinizi değiştirmeyin.
Kaynaklar
- Holick MF ve ark. “Evaluation, Treatment, and Prevention of Vitamin D Deficiency: An Endocrine Society Clinical Practice Guideline.” Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism, 2011.
- Tripkovic L ve ark. “Comparison of vitamin D2 and vitamin D3 supplementation in raising serum 25-hydroxyvitamin D status.” American Journal of Clinical Nutrition, 2012.
- Palacios C, Gonzalez L. “Is vitamin D deficiency a major global public health problem?” Journal of Steroid Biochemistry and Molecular Biology, 2014.
- Shaffer JA ve ark. “Vitamin D supplementation for depressive symptoms: a systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials.” Psychosomatic Medicine, 2014.
- Dünya Sağlık Örgütü. “Vitamin D supplementation in pregnant women.” WHO Guidelines, 2012.
- Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği. “D Vitamini ve Kemik Metabolizması Kılavuzu.” TEMD, 2019.
Yazar: Mehmet Özyılmaz — Beslenme & Vitamin İçerik Editörü, vitaminrehberi.net



